Monthly Archives: Eylül 2015

Bloğum 8 Yaşında

Sohbet

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Sebzeler

Bu gün  bloğumun 8. yıl dönümü. Zaman ne kadar hızlı akıyor. Oysa daha dün gibi bloğuma ilk girdiğim yazı, ilk tarifler, gelen ilk yorumlar. Yorum gelecek mi acaba diye heyecanla bekleyişler…

Tıpkı ilk postumdaki gibi bu gün de aynı görseli paylaşmak iştedim sizlerle 🙂 O zamanlar bloggerda https://sicakpaylasimlar.blogspot.com olarak yazıyordum, sonrasında bazı sıkıntılar nedeniyle wordpresste yazmaya devam ettim. Aslında hala wordpresse alışabilmiş değilim ama tekrar taşınıp bağlantılarımı kaybetmek istemiyorum. Eğer kendime ve bloğuma yeterince zaman ayırabileceğim günler olursa o zaman alan adı alarak yoluma devam etmek istiyorum ve inşallah o zaman çok daha sık görüşürüz buralarda 🙂

Bu geçen sekiz yılda neler olmuş bitmiş bir bakalım mı? (Worspresste yazmaya 2012 yılında başladığım için önceki yıllara yer vermedim)

2012_Verileri 2015_Veriler

 

En çok tıklama alan yazılarımın içinde Portakallı Kurabiye var ki ben çok severim. Siz de denemek isterseniz tarifi burada Portakallı Kurabiyemin

Tatlılar içinde  asla hayır diyemediğim bir tatlı; Höşmerim. Tarifine bakıp, hikayesini okumak isterseniz tarifi burada Höşmerim Tatlısının

Ispanağı hep yemek olarak tüketmekten sıkılıp değişiklik arayanlar için Fırında Beşamel Soslu Mantarlı Ispanak için buraya bakabilirsiniz. Fırında Beşamel Soslu Mantarlı Ispanak Börek gibi oluyor, tavsiye ederim.

Börekler kategorisinde El açması patatesli börek bayramlarda, özel günlerde bizim evin bir numaralı böreğidir. Patatesli Börek tarifi burada. Patatesli Gül Börek

Kış hazırlıkları yaptığımız bu günlerde en çok aranan tariflerden biri de Elma ve Armut kurusu’dur. Bu yıl Armut kurutamadım ama epeyce Elma kuruttum. Siz de kurutmak isterseniz Elma ve Armut Kurusu için buraya bakabilirsiniz.

Kimi gün mutlu olduk, kimi gün hüzünlendik, kimi gün yoğunluktan şikayet ettik, ama buralardan hiç kopmamaya çalıştım. Burada olmayı seviyorum. Her ne kadar sosyal medyada paylaşımlar daha popüler olsa da blog yazmak ayrı bir keyif veriyor bana. Şu fotoğraflama işini de bir kıvırabilsem; aslında yoğunluktan aceleyle çekilen bir iki kare görselle yazılar yazmak beni rahatsız ediyor, ama buna da bir çare bulamadım ne yapayım. İşim öyle yoğun ki eve gelip yemek hazırlamak bile bazen yorucu olurken o yorgunlukla konsept hazırlayıp fotoğraflamak daha da zor geliyor bana. Ama dedim ya her şeye rağmen burada sizlerle olmayı seviyorum.  Yeni paylaşımlarda görüşmek üzere sımsıcak sevgiler.

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun (2015)

Sohbet

Ağız tadıyla mutlu, huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle, Kurban Bayramınız Kutlu Olsun.

Kurban-Bayramı-Tebrik-Mesajları-10

Kevser Suresi

O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

“Kişi, Allah katında, Kurban bayramında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir. Zira, o kurban, Kıyamet gününde, boynuzları, kılları, tırnakları ile gelecektir. Kurbandan akan kanın damlası yere düşmeden, Allah katındaki bir mekana düşer. Gönülleriniz, kurban kesmeniz sebebiyle hoş olsun.” Aişe radıyallahu anha. Tirmizî.

Okuduklarımdan

Sohbet

Çatlama cesareti gösteren bütün tohumlara…

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Yazın rehavetini üzerimden atıp bir silkelenmek lazım deyip sizlere okuduğum kitaplardan bahsetmek istedim bu gün.  Fİ, Çİ ve Pİ. D&R’ın internet sitesinde bu  üçlemeyle ilgili tanıtım yazısını paylaşıyorum, çünkü kitap yorumlama konusunda çok da başarılı değilim.

Son kitabın sonlarına geldim henüz bitmedi ama bitmesi yakındır 🙂

İnternetde görmüştüm bu seriyi, yorumlara bakarak aldım. Biraz müstehcenlik içerse de asıl vermek istenilen mesajlar gayet başarılı.

Fİ_Cİ_Pİ

Dediğim gibi kitaplar biraz müstehcenlik içeriyor, ama bazı detaylar var ki tam da son zamanlarda yaşadıklarımızı anlatıyor. Hele son kitap olan Pİ gerçekten günümüz olaylarına yakın konular  içeriyor.

Dedim ya kitap yorumlama konusunda iyi değilimdir, aşağıda okuduklarınız ise buradan alınmıştır. D&R

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır. Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

Çi
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.

Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.

Bu kitap ‘kendine gelmek’ için burada olduğunun farkına varabilenlere yazıldı. Fi ile çıkılan yolculuğun tek durağıdır Çi. Sadece farkındalığa giden, değiştiren, mutlaka geliştiren bir yoldur bu ama sunduğu seks, macera, intikam, ihtiras sizi aldatmasın, zordur.

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.

Pi
Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum.

Can Manay’ın Duru’ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Deniz’le anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi’deydi asıl anlatmak istediklerim. Çaresizdim. Vazgeçemezdim. Sana bu manzarayı mutlaka göstermeliydim. Seninle nihayet burada buluşmak için çok emek verdim.

Şimdi yine gel benimle, birlikte yürümeye devam edelim. Savaşların savaşılarak kazanılamayacağını, asıl zaferin ancak doğrudan ayrılmayınca kazanıldığını Özge anlatsın sana, Yaptığımız her şeyin evrende dönüp dolaşıp bize nasıl geri geldiğini Can’dan dinle, Analiz edebildiğimiz kadar güçlü, sadeliğimiz kadar güzel, gerçekliğimizdeki samimiyet kadar eşsiz olduğumuzu Bilge’de gör, Kendi değerini başkalarının gözünden biçenlerin acısını Duru’yla anla, Ve Deniz’in düşüncelerinde tanış geleceğin insanıyla… Gel benimle. Yolumuz uzun değil, Nihayet sana gidiyoruz, bana… BİZ’e. Sorgulanmamış, analiz edilmemiş bir yaşam hiç yaşanmamıştır.

Sanırım yazarın 2016 da yayınlanacak bir kitabı da yolda. Çünkü Pİ’de bu kitaptan alıntılara yer verilmiş. Bakalım yeni kitapta bizleri neler bekliyor.  Ben beğendim, sizlere de tavsiye ediyorum. Bol okumalı günler… Sevgiler…