Category Archives: Uncategorized

Kadir Gecesi

Görsel

KADİR GECESİ MESAJI

ankara_kale_by_ankarasevdam

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Sevgili Peygamberimizin (sav) dilinde evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olarak ifade edilen mübarek Ramazan-ı şerifin son günlerine yaklaşırken 1 Temmuz Cuma’yı 2 Temmuz Cumartesi’ye bağlayan gece, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı Kadir gecesine bir kez daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşayacağız.
Kadir gecesi, değerini bizzat Kur’an-ı Kerim’den almıştır. Kur’an-ı Kerim, bu geceye müstakil bir sure tahsis ederek, gecenin en güzel biçimde tasvirini yapmıştır.
Her sene Allah’tan bir bağış, Peygamberden bir armağan gibi gelen Kadir gecesinin anlatıldığı Kadir suresi, bizlere üç mesaj getirmiştir:
Birincisi, Kadir gecesini değerli kılan “yaradılış bilgisinin ders kitabı” olan Yüce Kur’an’ın ilk nüzûlüne şahit olmuş olmasıdır. Onun kadrini yücelten, Aziz Kur’an’ın rahmet yüklü evrensel mesajlarının bu gece inmeye başlamasıdır. Aynı şekilde Müslümanların Allah katındaki değerini yücelten, kadrini kıymetini yüce kılan da Kur’an-ı azîmuşşandır. Bu gece biz müminlere düşen en büyük vazife, kalbimizin semasına Kur’an-ı Kerim’i yeniden indirmektir.
İkinci mesaj, her Kadir gecesinin müminlere her yıl bir ömürlük bir fırsat sunmuş olmasıdır. “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” ayeti, Kadir gecesinin bir ömürlük zamana eş değer olduğunu anlatmaktadır. Eğer şu ana kadar yaşadığımız ömrü iyi değerlendiremediysek bu gece bize bir ömre bedel imkân sunmaktadır. Bu yönüyle Kadir gecesi diğer bütün kutlu zamanların üstünde ve önündedir; Yüce Rabbimizin insanlığa bir rahmet ve umut kapısı olarak bahşettiği mübarek bir gecedir. Bu gece, hayatımızın çok hızlı seyreden akışı içinde geçmişimizi değerlendirerek gafletle geçen günlerimizi sorgulama, günahlardan arınma, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır.
Üçüncü mesaj, vahiy meleği Cebrail aleyhi’s-selâm ile Allah’ın meleklerinin Kadir gecesinde yeryüzüne selâm ve esenlik getirmek üzere inmeleridir. Kur’an’ın nüzulü hürmetine bir kez yaşanan bu hadise, Cenab-ı Hakk’ın biz müminlere çok büyük bir ikramı, ihsanı ve lütfu olarak her sene tekerrür etmektedir.

Kaynak: http://www.diyanet.gov.tr/tr/icerik/kadir-gecesi-mesaji/37897?getEnglish=

Okuduklarımdan

Görsel

Merhaba blog dostlarım,

Yolu tesadüfen bloğuma düşen sevgili misafirler size de merhaba,

ResimMart Bogurtken Yagmur

İşte size son zamanlarda okuduğum kitapların bazıları. Bu aralar kitap okuma potansiyelim çok iyi.  Kitaplarımı internet üzerinden Kitap Yurdu sitesinden alıyorum. Hem seçtiğim kitapların yorumlarına bakıyorum, hem yeni çıkan kitaplardan haberdar oluyorum. İndirimli alıyorum ve en güzeli de kargo ayağıma kadar getiriyor. Eee daha ne olsun 🙂

Size Ocak ayında okuduğum kitaplarımı tanıtayım. Şubat kitapları da bir sonraki postun konusu olsun inşallah.

Mart Menekşeleri/Sarah Jio

Yağmur Sonrası/Sarah Jio

Şahika&Feraye/Sinan Akyüz

Sarah Jio’nun kitaplarında öyküler, anlatım  benzer olsa da kafa dağıtmak için sıkmadan okunuyor.

Mart Menekşelerinin Kitap Yurdundaki tanıtımına burdan

Yağmur Sonrası’nın tanıtımına burdan

Böğürtlen Kışını da önceki ay okumuştum ona da burdan

ve Şahika&Feraye’nin tanıtımına burdan bakabilirsiniz.

Doğrusu içlerinde en çok beni etkileyen kitaplar Şahiha&Feraye ve Yağmur sonrası oldu.

Ama diğerleri de gayet güzeldi.  Ocak sonu burnumdaki kemik eğriliği nedeniyle ameliyat olup iki hafta raporlu olunca da bol bol kitap okumaya vaktim oldu.

Sizlere de tavsiyem özellikle Şahiha&Feraye’yi okumanız olacak. bol kitaplı bol okumalı günler sizin olsun.

Sevgiler.

Okuduklarım

Standard

Merhabalar Blog Dostlarım, Misafirlerim,

Her yeni yazı eklediğimde bundan sonra daha sık güncelleyeceğimi söylüyorum ve sözümü tutamıyorum. Bu yazıyı yazarken de sözümü tutamamış olmanın mahçupluğunu yaşıyorum.  Burayı bırakmak istemiyorum ama sık sık da uğrayamıyorum. Ne yapalım böyle arada bir uğrayıp kaçıyorum işte 🙂

Bu gün de sizlere okuduklarımı aktarıp paylaşmak istedim.

Tatildeyken okuduğum üç kitap.

  1. Minonun Siyah Gülü – Hüsnü Arkan
  2. Issız Erkeler Korosu – Canan Tan
  3. 16:50 Treni – Agatha Christie

MINONUN SİYAH GULU

1960’lı yıllarda bir Ege kasabasında başlayan yasak bir aşkla
12 Eylül’ün hemen öncesinde gelişip darbenin ardından pek çok kişiyle paylaşılan bir kaderle son bulan kırık bir aşk: iki katmanlı bu romanın iç içe geçen iki farklı hikâyesi. Mücadeleleriyle, inançlarıyla, haklılıkları ve yenilgileriyle bütün bir kuşak ve darbelerden, idamlardan geçen, yarım kalan hikâyelerle 2000’li yıllara uzanan yakın tarihimiz. Siyasi bir ortamın içinde filiz veren aşklar, yeşeren duygular, yarım kalan umutlar.

Hüsnü Arkan, 60’lı yıllardan başlayarak, özellikle 12 Eylül döneminin acıtan sayfalarına bir ailenin kadınlarının gözünden bakıyor.

Ben 80’li yıllara uzanan o dönemleri biraz hatırlıyorum. Ne sıkıntılar yaşadık millet olarak, ne acılar yaşadık. Bu kitapta o dönemlerin farklı bir yönünü aktarıyor, beğendim, okunabilir 🙂

ISSIZERKEKLERKOROSU

Âdemoğlu Pansiyon’da bir fasıl gecesi… Müşterilerin hepsi erkek! Ezilen, horlanan, acı çeken, ağlayan, üşüyen, hatta dayak yiyen erkekler onlar. Her birinin ayrı bir hikâyesi, o hikâyenin içine nakşolmuş ayrı bir şarkısı var. Ve tanıdık birkaç yüz… Piraye’nin Haşim’i, Yüreğim Seni Çok Sevdi’nin Murat’ı ve eskilerin Eylemci’si Vedat da orada. Issız erkeklerden oluşan muhteşem koro eşliğinde şarkılarını söylüyorlar. “Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır!” sözü verenler… “Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,” diye sitem edenler… “Şimdi uzaklardasın,” diyerek hiç dönmeyecek sevgililerine seslenenler… Onların hikâyelerini paylaşırken, şarkılarında da kendinizi bulacaksınız…

Daha Önce Canan Tan’ın Piraye ve Yüreğim Seni Çok Sevdi Kitaplarını okuyunca bu kitabı da merak ederek aldım. Ama çok da beğenmedim. Diğer iki kitabı severek okumuştum, bu kitap için fazla bir yorumum yok. Okunmasa da olur diyeceğim de; yazara saygısızlık etmek istemem. 

1650TRENI

Sıradan bir günde, her şeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.

Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.

Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.

Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple’ dan başkası değildir.

Ve belki de Elspeth’ e inanacak tek kişi… Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

“Bu romanı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız.”

 

İlk defa ben de tarzımın dışına çıktım ve Agatha Christie okudum. Beğendim mi evet beğendim, başka kitaplarını da deneyeceğim 🙂 Açıkçası bu üç kitap içinde en çok puanı  16:50 Trenine veriyorum .

Kaynak: http://www.kitapyurdu.com/

Kitaplarımı son zamanlarda hep buradan alıyorum.  Hem okuyanların yorumlarını tavsiyelerini inceliyorum, hem de kitapçıya gidip raflar arasında acaba ne alsam sıkıntısından kurtuluyorum. Zamandan tasarruf da artısı oluyor.  (Tabi arada bir kitapçılara da gidiyorum zaman sıkıntım yoksa)

Ben den bu kadar, bol kitaplı, bol okumalı huzurlu günler. Sevgiyle kalın.