Ankaram Kana Bulandı

Sohbet

Ankara

Böyle bir yazı için nasıl giriş yapılır bilmiyorum. Cumartesi günü, gün daha yeni hareketlenmeye başlarken Ankaramda bir patlama oldu (10.10.2015) Bir çok canımız gitti, bir çoğu yaşam savaşı veriyor. Bir çoğu an farkıyla canını kurtardı. Cumhuriyet tarihimizin en kanlı terör olayı yaşandı.

Bu işin arkasında kim/kimler var? Amaçları neydi, barış için toplanan insanları susturmakla ellerine ne geçecekti bilmiyoruz. Hepimiz bu sorularının cevabını istiyoruz. En kısa zamanda net, tarafsız, açıkça…

Ve yapanlardan hesap sorulmasını, en ağır cezalarla yargılanmasını istiyorum.  Olayı duyduktan sonra hemen televizyonu açtım, ilk görüntüler veriliyordu, içim kaldırmadı o görüntüleri izlemeye değil ki bir çok aile yakınını kaybetti, kimi eşini, kimi çocuğunu, kimi anne/babasını. Onlar nasıl dayanacaklar bu acıya. Allah ölenlere rahmet eylesin, yakınlarına ve tüm halkımıza da sabırlar versin.

Yazı yazmak için neden geciktin derseniz elim gitmedi yazmaya, bir de olay sonrası ve hala devam eden bir yavaşlık var internet ağlarında.  Haberlere bakmak bile çok sıkıntılı.

Bu gidişe kim dur diyecek, masum insanların katledilmemesi için ne yapılacak, daha neyi bekliyoruz. Sorular sorular sorular…  Çok üzgünüm çok, hepimizin Başı Sağ Olsun 😦 😦 😦

Midye Poğaça

Standard

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Bayramda misafirlerimize ikram için hazırladığımız Midye Poğaça tarifine bir bakalım bu gün. Ben çok severim kıyır kıyır çayla yemesi çok güzel olur. Kıymalı,  peynirli ya da patatesli nasıl isterseniz iç harcını öyle hazırlayın. Bizimkiler bu sefer kıymalı idi.Bu poğaçayı daha önce de tarifini sonra veririm deyip vermeden burada paylaşmışım 🙂 Bir tarif için bu kadar bekletilmez ki ama ayıp bana 🙂

IMG_4804

  • 1 çay bardağı  süt
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1  adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1  paket maya (instant)
  • 3-4 Su bardağı Un (Ben unun bir kısmını tam buğday unu kullandım)
  • Hamura  sürmek için 3 çorba  kaşığı tereyağ
  • Üzerine bir yumurta sarısı

İç Harcı İçin

  • 250 gr. kıyma,
  • 1 adet soğan,
  • 1 Adet Patates
  • Maydanoz, tuz karabiber , Sıvı yağ (2-3 yemek kaşığı)

Tavaya biraz sıvı yağ ekleyip önce kıymayı hafifçe kavurup  arkasından yemeklik doğranmış soğanı ekleyip kavurduktan sonra tuzunu karabiberini katıp ocaktan alın. Hemen üzerine bir adet çiğ patatesi rendeleyin. İç Harcınız hazır.

Kıymalı harçlarda kıymanın tadını dengelemesi için kıymayı soğanla kavurduktan sonra bir adet patatesi içine rendeliyorum. Daha güzel oluyor. Aynı şekilde ıspanaklı iç harcı da hazırlanabilir.

Un ve diğer kuru malzemeleri karıştırma kabına alıp ortasını havuz şeklinde açın. Ve bu kısma sıvı malzemeleri ekleyip unu yavaş yavaş kenarlardan alarak yumuşak bir hamur kıvamı alıncaya kadar  gerekirse un ilave ederek yoğurun. Yoğurduğunuz hamurun üzerini streçle kapatıp mümkünse 1-2 saat mayalandırın. Mayalanan hamuru iki parçaya ayırıp bir parçasını unladığınız zeminde 3-4  3 mm. kalınlığında dikdörtgen şekil vererek açın. Bu açılan hamurun üzerine oda sıcaklığında eriyen tereyağını fırça yardımıyla yada elinizle sürüp rulo şeklinde sarın.  Diğer hamuru da aynı şekilde açıp buzdolabında 10-15 dakika kadar dinlendirin. Ve dinlenen ruloları küçük küçük kesip elinizle ya da merdane yardımıyla yuvarlak şekil verip iç harcını koyup kapatın. Üzerlerine bir yumurta sarısını hafifçe sulandırıp sürdükten sonra önceden ısıtılmış 180 derecede fırında kızarana kadar pişirin.

Bloğum 8 Yaşında

Sohbet

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Sebzeler

Bu gün  bloğumun 8. yıl dönümü. Zaman ne kadar hızlı akıyor. Oysa daha dün gibi bloğuma ilk girdiğim yazı, ilk tarifler, gelen ilk yorumlar. Yorum gelecek mi acaba diye heyecanla bekleyişler…

Tıpkı ilk postumdaki gibi bu gün de aynı görseli paylaşmak iştedim sizlerle 🙂 O zamanlar bloggerda https://sicakpaylasimlar.blogspot.com olarak yazıyordum, sonrasında bazı sıkıntılar nedeniyle wordpresste yazmaya devam ettim. Aslında hala wordpresse alışabilmiş değilim ama tekrar taşınıp bağlantılarımı kaybetmek istemiyorum. Eğer kendime ve bloğuma yeterince zaman ayırabileceğim günler olursa o zaman alan adı alarak yoluma devam etmek istiyorum ve inşallah o zaman çok daha sık görüşürüz buralarda 🙂

Bu geçen sekiz yılda neler olmuş bitmiş bir bakalım mı? (Worspresste yazmaya 2012 yılında başladığım için önceki yıllara yer vermedim)

2012_Verileri 2015_Veriler

 

En çok tıklama alan yazılarımın içinde Portakallı Kurabiye var ki ben çok severim. Siz de denemek isterseniz tarifi burada Portakallı Kurabiyemin

Tatlılar içinde  asla hayır diyemediğim bir tatlı; Höşmerim. Tarifine bakıp, hikayesini okumak isterseniz tarifi burada Höşmerim Tatlısının

Ispanağı hep yemek olarak tüketmekten sıkılıp değişiklik arayanlar için Fırında Beşamel Soslu Mantarlı Ispanak için buraya bakabilirsiniz. Fırında Beşamel Soslu Mantarlı Ispanak Börek gibi oluyor, tavsiye ederim.

Börekler kategorisinde El açması patatesli börek bayramlarda, özel günlerde bizim evin bir numaralı böreğidir. Patatesli Börek tarifi burada. Patatesli Gül Börek

Kış hazırlıkları yaptığımız bu günlerde en çok aranan tariflerden biri de Elma ve Armut kurusu’dur. Bu yıl Armut kurutamadım ama epeyce Elma kuruttum. Siz de kurutmak isterseniz Elma ve Armut Kurusu için buraya bakabilirsiniz.

Kimi gün mutlu olduk, kimi gün hüzünlendik, kimi gün yoğunluktan şikayet ettik, ama buralardan hiç kopmamaya çalıştım. Burada olmayı seviyorum. Her ne kadar sosyal medyada paylaşımlar daha popüler olsa da blog yazmak ayrı bir keyif veriyor bana. Şu fotoğraflama işini de bir kıvırabilsem; aslında yoğunluktan aceleyle çekilen bir iki kare görselle yazılar yazmak beni rahatsız ediyor, ama buna da bir çare bulamadım ne yapayım. İşim öyle yoğun ki eve gelip yemek hazırlamak bile bazen yorucu olurken o yorgunlukla konsept hazırlayıp fotoğraflamak daha da zor geliyor bana. Ama dedim ya her şeye rağmen burada sizlerle olmayı seviyorum.  Yeni paylaşımlarda görüşmek üzere sımsıcak sevgiler.

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun (2015)

Sohbet

Ağız tadıyla mutlu, huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle, Kurban Bayramınız Kutlu Olsun.

Kurban-Bayramı-Tebrik-Mesajları-10

Kevser Suresi

O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

“Kişi, Allah katında, Kurban bayramında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir. Zira, o kurban, Kıyamet gününde, boynuzları, kılları, tırnakları ile gelecektir. Kurbandan akan kanın damlası yere düşmeden, Allah katındaki bir mekana düşer. Gönülleriniz, kurban kesmeniz sebebiyle hoş olsun.” Aişe radıyallahu anha. Tirmizî.

Okuduklarımdan

Sohbet

Çatlama cesareti gösteren bütün tohumlara…

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Yazın rehavetini üzerimden atıp bir silkelenmek lazım deyip sizlere okuduğum kitaplardan bahsetmek istedim bu gün.  Fİ, Çİ ve Pİ. D&R’ın internet sitesinde bu  üçlemeyle ilgili tanıtım yazısını paylaşıyorum, çünkü kitap yorumlama konusunda çok da başarılı değilim.

Son kitabın sonlarına geldim henüz bitmedi ama bitmesi yakındır 🙂

İnternetde görmüştüm bu seriyi, yorumlara bakarak aldım. Biraz müstehcenlik içerse de asıl vermek istenilen mesajlar gayet başarılı.

Fİ_Cİ_Pİ

Dediğim gibi kitaplar biraz müstehcenlik içeriyor, ama bazı detaylar var ki tam da son zamanlarda yaşadıklarımızı anlatıyor. Hele son kitap olan Pİ gerçekten günümüz olaylarına yakın konular  içeriyor.

Dedim ya kitap yorumlama konusunda iyi değilimdir, aşağıda okuduklarınız ise buradan alınmıştır. D&R

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır. Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

Çi
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.

Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.

Bu kitap ‘kendine gelmek’ için burada olduğunun farkına varabilenlere yazıldı. Fi ile çıkılan yolculuğun tek durağıdır Çi. Sadece farkındalığa giden, değiştiren, mutlaka geliştiren bir yoldur bu ama sunduğu seks, macera, intikam, ihtiras sizi aldatmasın, zordur.

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.

Pi
Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum.

Can Manay’ın Duru’ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Deniz’le anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi’deydi asıl anlatmak istediklerim. Çaresizdim. Vazgeçemezdim. Sana bu manzarayı mutlaka göstermeliydim. Seninle nihayet burada buluşmak için çok emek verdim.

Şimdi yine gel benimle, birlikte yürümeye devam edelim. Savaşların savaşılarak kazanılamayacağını, asıl zaferin ancak doğrudan ayrılmayınca kazanıldığını Özge anlatsın sana, Yaptığımız her şeyin evrende dönüp dolaşıp bize nasıl geri geldiğini Can’dan dinle, Analiz edebildiğimiz kadar güçlü, sadeliğimiz kadar güzel, gerçekliğimizdeki samimiyet kadar eşsiz olduğumuzu Bilge’de gör, Kendi değerini başkalarının gözünden biçenlerin acısını Duru’yla anla, Ve Deniz’in düşüncelerinde tanış geleceğin insanıyla… Gel benimle. Yolumuz uzun değil, Nihayet sana gidiyoruz, bana… BİZ’e. Sorgulanmamış, analiz edilmemiş bir yaşam hiç yaşanmamıştır.

Sanırım yazarın 2016 da yayınlanacak bir kitabı da yolda. Çünkü Pİ’de bu kitaptan alıntılara yer verilmiş. Bakalım yeni kitapta bizleri neler bekliyor.  Ben beğendim, sizlere de tavsiye ediyorum. Bol okumalı günler… Sevgiler…

Özlem Mekik ve Günümüz Lezzetleri Etkinliği Ankara

Sohbet

Özlem Mekik&Günümüz Lezzetleri

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Geçtiğimiz hafta sonu tanıdığım en tatlı şef Özlem Mekik‘in Yeni çıkardığı içinde birbirinden güzel tariflerin olduğu Özlem Mekik ile Günümüz Lezzetleri kitabının tanıtım etkinliğinde buluştuk Ankaralı Blogger dostlarımızla. Ankara’nın katılımı en çok olan etkinliğiydi o gün. İlk önce bizleri böyle bir etkinlikte bir araya getiren tatlı şef Özlem Mekik’e, Organizasyonda emeği geçen bütün arkadaşlarıma, Sevgili Tolunay’a, Sevgili Sibel’e , Tarçın Events’a, bizleri harika ağırlayan Trilye Restaurant Sahibi Sn. Süreyya Üzmez Bey ve ekibine, etkinlikte çeşit çeşit ürünlerle sponsor olan firmalarımıza tek tek teşekkür ediyorum. Tabi ki katılımcı arkadaşlarıma da geldikleri için teşekkürler. Böyle bir etkinlikte yer almak benim için de çok keyifliydi. Daha kalabalık, yeni etkinliklerde görüşmek üzere diyorum. Yazımı kısa kesmek zorundayım çünkü hafta sonu tatile çıkıyorum ve işlerim son sürat devam ediyor.  Okuyup vakit ayırdığınız ve değerli yorumlarınızla yazıma değer kattığınız için teşekkürler.

Sponsor firmalar: Grup İnoks, Kalecik Un, Nefis Gurme, Pakmaya

Ekmek Yapalım

Sohbet

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Bizim Mutfakta mis gibi ekmekler yaptım bu hafta. Ekmek makinesi kullanmadan evde ekmek yapmak isteyenler için de tarifimi buraya ekliyorum.  Bloğumu tanıyanlar bu camiada oldukça kıdemli olduğumu bilirler 🙂 Eskiden Portakal Ağacı-Haticenin başlattığı aylık yemek etkinlikleri yapılırdı. Her ay bir blogger konusunu kendi belirlediği bir kategoride etkinliğe ev sahipliği yapar, katılan arkadaşlar da tariflerini bu arkadaşımıza gönderir ve tarifler linkleri ve görselleriyle ev sahibi blogta yayınlanırdı. Hatta ben de o zamanlar çiçeği burnunda bir blogger iken Zeytinyağlı Yemekler Etkinliğine ev sahipliği yapmıştım. Zeytinyağlı tariflere tek bir tıkla ulaşmak için buraya da bakabilirsiniz. İşte o zamanlar da Sevgili arkadaşım Saliha da  Ekmek etkinliği yapmış ve ben de ona şurada yaptığım ekmeklerimi göndermiştim. Bu sefer aynı ölçüyü yarıya düşürerek yaptım ekmeklerimi. Gerçekten misss gibi oldular. Üstelik hazır aldığımız ekmeklere göre de daha geç bayatlıyor.

Tam Buğday Unlu Ekmek

Tam Buğday Unlu Ekmek

4/3 Bardak ılık sütün üzerini ılık suyla bir bardağa tamamladım,

Bir paket yaş mayanın çeyreği, (Pak Maya Kullandım)

2 tatlı kaşığı toz şeker,

1 tatlı kaşığı tuz,

1 Kahve fincanı zeytinyağı,

Yaklaşık 3 Bardak un (2 Bardak Tam Buğday Unu, Kalanı Beyaz Un)

Üzerine sürmek için bir yumurtanın sarısı

Süt- su karışımına mayayı ekleyip biraz bekleyin.  Zeytinyağı,tuz ve şekerini ekledikten sonra yavaş yavaş unu ekleyerek iyice yoğurun. Hamuru biraz cıvık ve yapışkan kıvamda olacak, Elinize biraz un alarak hamurları temizleyin.Yaklaşık 1-1,5 saat üzerini kapatıp ılık bir yerde mayalanmaya bırakın. Benim vaktim biraz kısıtlı olduğu için benmari üzerinde hamuru mayalandırdım. Mayalanan hamurdan parmaklarınızı hafifçe yağlayarak mandalina büyüklüğünde parçalar alıp şeklini verip hafif yağlanmış fırın tepsisine dizin. Üzerine yumurta sarısını hafif sulandırıp sürdükten sonra 10 dakika kadar da fırında en düşük ısıda mayalanmaya bırakın. Sonrasında ısıyı 180-200 dereye ayarlayıp pişmesini bekleyin. Ekmeklerin bir kısmına yulaf ezmesi, bir kısmına susam, bir kısmına da biberiye ekleyerek pişirdim.  Sizler de ekmeğinizi kendiniz yapmak istemez misiniz.

Köfteli Hünkar Beğendi

Sohbet
PATLICANBEGENDI

PATLICANBEGENDI

 

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Bu gün Bizim Mutfakta Köfteli Hünkar Beğendi Var. Hünkar Beğendi’nin orijinalinde kuşbaşı et kullanılır ancak ben bir blogger arkadaşın sayfasında köftelisini görünce  çok beğendim ve Aysel Beğendi deyip yapmak için mutfağa girdim 🙂 (Bu arada hangi arkadaşımda gördüm hatırlayamıyorum)

Çocukların da çok seveceği bir tarif olduğunu düşünüyorum. Köfte sevmeyen çocuk yoktur zaten, köfte yerken yanında bir iki kaşık patlıcan beğendiden yese fena mı olur 🙂

Tarifim iki kişilik, sizler kişi sayısına göre ölçüyü artırabilir siniz.

Malzemeler:

2 Adet Patlıcan

Damak tadınıza göre hazırladığınız misket köfteler

Beşamel Sos İçin:

3 Yemek kaşığı kavrulmuş un (Genelde Bizim Mutfakta Kavrulmuş Un Hep Hazırdır; Siz hazırda yoksa tavada unu kavurduktan sonra soğuk sütü ekleyebilir siniz)

1 Su Bardağı Süt

Kaşar Peyniri Rendesi

Tereyağ, pul biber, tuz, baharat

Patlıcanları yıkadıktan sonra közlüyoruz. Ben ocakta granit tavada közledim. Közlenmiş patlıcanların kabuklarını soyup ince ince doğruyoruz. Ayrı bir tencereye kavrulmuş unu sütle yavaş yavaş açarak boza kıvamına getirip kısık ateşte pişiriyoruz. Koyulaşınca içine bir parça tereyağ ve tuz ekliyoruz.

Misket köfteleri de kızarttıktan sonra patlıcanları beşamel sosa karıştırıp kaşar peyniri rendesini ilave ediyoruz. Servis tabağına aldığımız beğendili patlıcanların üzerine kızaran köfteleri yerleştirip, üzerine az tere yağında kızdırılmış pul biber sosunu gezdirip servis ediyoruz. Afiyet Ola 🙂

Fırın Sütlaç

Sohbet
FIRIN SUTLAC

FIRIN SUTLAC

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Bu gün de hafta sonu Bizim Mutfaktan çıkan Fırın Sütlaç tarifiyle karşınızdayım. Sütlacı severim ama açıkçası son bir-iki seferdir fırında üstünü kızartarak yaptığım fırın sütlacı çok sever oldum. Neredeyse iki kase üst üste yiyebilirim o derece yani 🙂

Bence siz de yapın bana hak vereceksiniz. Nasıl mı yapalım diyorsanız işte tarif.

Malzemeler:

  • 1 lt. süt ,
  • 1 lt. su ,
  • 1 su bardağından biraz az pirinç,
  • 1 su bardağı toz şeker, (Tatlı sevenler biraz daha ekleyebilir)
  • 1 Yumurta Sarısı
  • Üzerine tarçın, fındık, fıstık  ya da  bir parça sade dondurma, ne isterseniz.
Pirinci ayıklayıp, yıkayıp 1 litre su ile suyu çekene kadar pişirin. Üzerine sütü azar azar ekleyip kısık ateşte karıştırarak süt kaynayana kadar pişirmeye devam edin…  Son olarak şekerini ekleyip, eriyene kadar karıştırıp ocaktan alın. Bir kepçe ya da biraz daha fazlasını ayrı bir kaseye alıp ılınmasını bekleyin ve içine yumurta sarısını iyice karıştırın. Kaselere aldığınız sütlacın üzerine yumurta sarılı karışımı paylaştırıp su dolu fırın tepsisine yerleştirin. Ve üzeri istediğiniz kıvama gelinceye kadar fırınlayın. Ben fırında biraz fazla tutuyorum.  Servis yaparken üzerini gönlünüzce süsleyin. Benim gibi sade sevenlerdenseniz hiç uğraşmayın kaşıklayın gitsin 🙂  Afiyet ola…
Dip Not: Fark ettiyseniz benim tarifimde nişasta yok. Pirincin kendi nişastası yeterli ve sütü azar azar ekleyip kısık ateşte pişirdiğimiz  için sütlaç kendi kıvamını yakalıyor. Unuttuğumu sanmayın 🙂

Kabak Sufle

Sohbet

DSC05809

Merhaba Blog Dostlarım, Merhaba Ziyaretçilerim,

Bu gün çok pratik bir tarifim var. İftara son 45 dakika kala hazırlayıp pişirdiğim Kabak Suflesi tarifiyle geldim. Kabak sevmeyenlerin bile severek yiyebileceği bir tarif Kabak Suflesi. Lafı fazla uzatmadan tarifini vereyim. (Ölçüler altı güveç kabı ve bir sufle kabına denk geldi)

Malzemeler

2 Adet Kabak
2 Yumurta 2 Adet Yufka
1 Çay Bardağı süt
1,5 Çay bardağı sıvı yağ
Bir çorba kasesi kadar ufalanmış beyaz peynir
Üzerine kaşar peyniri rendesi Deretotu, maydanoz, yeşil soğan
Tuz ve İstediğiniz baharatlar

Derin bir karıştırma kabakları rendeleyin. Yufkaları elimizle ufak ufak parçalayıp, diğer tüm malzemeleri karıştırıyoruz. İsterseniz uygun bir fırın kabına, isterseniz de benim gibi güveç veya sufle kaplarına paylaştırıp önceden ısıtılmış fırında 220-250 derece de fırınlıyoruz. Pişmesine yakın kaşar peyniri rendesini de ilave edip peynirler eriyip kızarana kadar bekletip sıcak sıcak servis ediyoruz. Fırından ilk çıktığında çok güzel kabarmışlardı, ancak fotoğraf aşamasına kadar maalesef kabarıklık geçti, ama merak etmeyin tadından bir şey kaymetmiyor 🙂 Yanına isterseniz sarımsaklı naneli haydari yapın isterseniz bir bardak çay alıp börek gibi tüketin. Keyfiniz nasıl isterse artık. Benden tarif vermesi sizden uygulaması. Akşama ne pişirelim diye düşünenlere işte tarif. Afiyet olsun.

DSC05811

Fotoğraf kalitesi için özür dilerim, gün ışığını yakalama şansım olmadığı için biraz böyle 🙂